« Güneri Civaoğlu’nun Yazısı: Zina Konusunda “U” Dönüşü | Ana Sayfa | Gül: Bazı Ülkeler Bir Sabah Kalktılar ki, Sınırları Değişmiş »
Erdoğan: İki Yıl Öncesine Kadar Ben de Bilmiyordum
Başbakan Erdoğan, Boğaziçi Üniversiteliler Derneği’nin Dolmabahçe Sarayı Methal Salonu’nda yapılan 1. Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katıldı.
AB sürecinde biz bir medeniyetler uzlaşmasının orada mücadelesini veriyoruz. ‘Bizi alın diye yalvarıyorsunuz’ diyorlar. Evet, ‘Bizi bu medeniyetler uzlaşmasının içersine katın’ demek zorundasınız. Demezseniz, o zaman bu medeniyetler çatışmasına hazırlıklı olmalısınız.
Biz medeniyetler uzlaşmasını tercih etmek durumundayız. Aksi takdirde bunun insanlığa bedeli çok ağır olur ve bu bedeli ne biz ödeyebiliriz, ne de bizden sonra gelen nesiller ödeyebilir. Ya dünya ile beraber yaşamalıyız veya 780 bin kilometrekare sınırlar içine hapsolmalıyız. Yahut, ‘Bizim düşünce, inanç atmosferimiz içinde olanlarla bir dünya kuracağız’ diye düşünüyorsak, bilelim ki onda da yanılıyoruz. Çünkü onlarla da görüştüğünüz zaman birçok sıkıntılarının olduğunu göreceksiniz.Bunu ben de 2 yıl öncesine kadar bilmiyordum. Ama 2 yıllık süreç içinde bunu çok iyi anladım ve gördüm.
Erdoğan, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin seçeceği tek yol bulunduğunu ifade ederek, Türkiye’nin kalkınmış, adil, güçlü, aydınlık bir ülke olmak zorunda olduğunu vurguladı.
Erdoğan, “Aydınlığımız o kadar parlak olmalı ki sadece bizi değil, çevremizi, hatta bütün insanlığı da geçmişte olduğu gibi aydınlatmalıyız. Bu da bizim sorumluluğumuzdur” diye konuştu.
Konuşmasında Türkiye’nin AB süreciyle ilgili bilgi veren Başbakan Erdoğan, bu sürece yönelik olumlu ve olumsuz bazı değerlendirmeler yapıldığını, bu değerlendirmelerin doğal olduğunu, bunun kendilerine farklı ufuklar açtığına inandığını söyledi.
Erdoğan, önyargılarla bu sürece yaklaşılmasının bir netice vermeyeceğini dile getirerek, şöyle devam etti:
“Yaşanan son 2 yıllık süreç, Türkiye’yi kendi kabuğundan tamamen çıkarmış, Türkiye’yi dünyanın gündemine oturtmuştur. Türkiye şu anda dünyanın gündemindedir. Eğer biz de birer dünyalı olarak beraber yaşayacaksak, bu masaların etrafında oturarak kendileriyle her konuyu tartışmamız gerekiyor. Yoksa buradan bakıp ‘781 bin kilometrekarelik coğrafya içinde kalmalıyız ne yapacaksak buradan yapmalıyız’ yahut da ‘bizim düşünce, inanç atmosferimiz içinde olanlarla bir dünya kuracağız’ diye düşünüyorsak, şunu bilelim ki onda da yanılıyoruz.
Çünkü onlarla da görüştüğümüz zaman birçok sıkıntıların olduğunu çok açık ve net göreceksiniz. Bunu ben de 2 yıl öncesine kadar çok iyi bilmiyordum. Ama 2 yıllık süreç içinde bunu çok iyi anladım ve gördüm. Öyle dışarıdan gördüğünüz gibi değil. Masaya oturunca çok şeylerin farklı olduğunu göreceksiniz.”
“ÖNEMLİ BİR ENGELİ AŞMIŞ DURUMDAYIZ”
Başbakan Erdoğan, şu anda bir kulvarın içine girildiğini ve bu kulvarda bazı gerçekleri bizzat yaşadıklarını belirterek, “Biz müzakere sürecinde eksikleriyle birlikte hamdolsun önemli bir engeli aşmış durumdayız. Bu önemli engelin aşılmasında milletimin payı çok ama çok fazladır. Bu pay, bu hak milletimindir. Biz sadece birer aktör olarak şu anda görevin bir bölümünü yerine getirdik” şeklinde konuştu.
TBMM’nin açılışında AB’ye ilişkin olarak “Bu bir sonuç değil, bu bir başlangıçtır” dediğini hatırlatan Erdoğan, bundan sonra Türkiye’nin önünde daha katedilmesi gereken çok ve uzun bir yol bulunduğunu söyledi.
“MEDENİYETLER UZLAŞMASINI TERCİH ETMEK DURUMUNDAYIZ”
Erdoğan, asıl zorlu olan yolun bundan sonra başlayacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Sıkıntılar yok mu? Var. Bazı kavram kargaşaları var. Bunlar bilerek, bilmeyerek yapılmıştır. Onu başbakanlarla, devlet başkanlarıyla yapacağımız görüşmelerde ele alacağız, oturup konuşacağız. İlerleme Raporu safhasında bazı konuları adeta dişe diş müzakere ederek buralara vardık. Kolay değil. Unutmayınız, AB sürecinde biz bir medeniyetler uzlaşmasının orada mücadelesini veriyoruz. Çeşitli yorumlar yapılıyor; ‘efendim, zorla bizi AB’ye alın diye yalvarıyorsunuz’… Evet siz, zorla bizi bu medeniyetler uzlaşmasının içerisine katın demek zorundasınız. Eğer demezseniz, o zaman bu dünyada medeniyetler çatışmasına hazırlıklı olmalısınız. Ya bunu tercih edeceksiniz ya öbürünü. Biz medeniyetler uzlaşmasını tercih etmek durumundayız. Aksi takdirde bunun insanlığa bedeli çok ağır olur ve bu bedeli ne biz ödeyebiliriz, ne de bizden sonra gelen nesiller ödeyebilir. Yapılması gerekeni, atılması gereken adımları hep birlikte atmak durumundayız.”
-“MÜZAKERE SÜRECİ TÜRKİYE’YE ÇOK ŞEY KAZANDIRACAK”-
AB müzakere sürecinin Türkiye’ye kazandıracağı birçok şeyin bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, “Süre itibariyle şüphesiz ki bir sınırın AB tarafından konulması bugüne kadar yaptıkları uygulamanın da bir gereğidir, bunu da müzakerelerde görüşeceğiz” şeklinde konuştu.
Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi’nin çağdaş dünyanın Türkiye’deki en önemli eğitim kurumlarından biri olduğunu belirterek, Türkiye’nin geleceğinde bu üniversite mezunlarına da büyük görevler düşeceğini sözlerine ekledi.
Genel Kurul Toplantısı’na, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile AK Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu da katıldı.
Başbakan Erdoğan, daha sonra Genel Kurul’un yapıldığı salondan ayrılarak, Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerle bir süre sohbet ederek, onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Erdoğan, sarayın bazı bölümlerini de gezdi.
Bu Haberi Yazdır
Kategori: Tayyip Erdoğan

